Devrim Arabaları Aslında Ne?

Kuşkusuz ki her şey bir hayalle başlar.
Bazı hayaller çok ütopiktir.
Bazıları ise çok sığ.
Ama bazı hayaller vardır ki,
Olması çok zordur, olursa da her şey bir rüya gibi olur.
Pembe bir rüya...

Fakat asıl iş, sadece bu rüyanın gerçekleşmesini ümit etmek de değildir.
Bunu başarabilmektedir.

Bu rüyayı görebilmek için sürekli hayallere ve uykuya dalmak yerine,
Önce rüyanın gerçek olabileceğine inanmak gerekir.
Kolları sıvamak...

Bu da yetmez!

Size hayalperest diyecek muhalifleri göğüslemeniz,
karşınıza çıkacak tüm imkansızlıkları aşmanız,
Yeri geldi mi tehditlere, yeri geldi mi aşağılamalara hazırlıklı olmanız şarttır!

Tökezlediğinizde “ben sana demiştim” deyip, halinize sevinenlerden tutun,
iftirayla, negatif senaryolarla sizi tüketmeye, vazgeçirmeye çalışanlara kadar, her türlü insanla ve durumla uğraşmak zorunda kalabilirsiniz.

Para, bütçe, yatırım, risk... bunlara hiç girmiyorum bile.

An gelir ki,
Hayal kurduğunuza pişman olabilir.
Her şeyden vazgeçmek isteyebilirsiniz.
Neden ben?
Bir tek ben miyim rüya gören?
Diye sorabilirsiniz kendinize...

Öyle bir baskıdır ki bu,
Yetişkin olan herkes hayatının bir döneminde bu durumla karşılaşmıştır.
Kimisi aşmayı başarmış, kimisi başaramamıştır...
Bu Vibio'da anlatacağımız hikayede, her ikisi de var.
Büyük bir rüyayı gerçekleştirmeye çalışanların başarılı olduğu,
Ama gerçekleştirdikleri rüyanın başarısız olduğu bir hikaye bu...

Bu hikaye Türk mühendislerinin ve ustalarının hikayesi...
Bu hikaye Devrim Arabaları'nın hikayesi...