İlk Türk Kadın Casus I İlklerinTarihi

İlkinin yıkımı henüz toplanmamışken 2. Dünya Savaşı’nın kapıya dayandığı yıllar. Yağmurlu, ılık bir sonbahar akşamı. Almanya Başkanı Führer Adolf Hitler yanında korumalarıyla birlikte bir gece kulübüne girdi.

Sahnenin önünde kendisi için ayrılan masaya oturdu Führer. Bir yanında sağ kolu Ernst Röhm, diğer yanında sol kolu Joseph Goebbels… Sahneye çıkacak sanatçıyı beklemeye başladılar. Beklenen konuk geldiğine göre sanatçı da yerini almalıydı.

Derken ışıklar kısıldı, sunucu ayağa kalktı ve sahneye çıktı. Önce Hitler’e sonra da adamlarına selam vererek takdime başladı. Buralara ait olmayan biriydi. Oryantalin, dansözlerin kraliçesi... Tüm Avrupa onu Haremin Son Kızı diye tanıyordu. Ya da İstanbul’un Gülü…

Ortadoğu’ya özgü oryantal ezgiler duyuldu çalgılardan. Sahneye güzel ve kıvrak bir kadın çıktı. Enerjisi, kıyafeti ve yüzündeki sıcacık gülümsemesiyle Führer’e bir reverans yaptı ve şovuna başladı.

Hitler’in bile hayran kaldığı bir dansöz. Erkeklerin dikkatini başka yere verememesinin suçlusu… Naziler dansına hayrandı. Ama onun için yaptıkları plan bambaşkaydı. Tıpkı onun Naziler için olan planının tamamen farklı olması gibi.

Haremin Son Kızı… Güzelliği ve dans yeteneğiyle kimsenin giremeyeceği kapıları ardına kadar açan Emine Adalet… En az güzelliği kadar yüksek zekası ve cesaretiyle, vatanına olan aşkını birleştiren, Türkiye’nin 2. Dünya Savaşı’nın dışında kalması için en değerli bilgileri elde eden Adalet…

İşte Avrupa’yı karış karış gezip dansözlük yapan, aynı zamanda Milli İstihbarat’ın ilk kadın casusu, Türk Matahari Emine Adalet’in tarihe gömülen hikayesi…