Tarihteki İlk Kadın Hükümdar I İlklerin Tarihi

Eski yazıtlarda genellikle hükümdarlar, halk kahramanları ve önemli olaylar anlatılır. Birçoğunda da başrollerde erkekler vardır, kadınlara pek rastlanmaz.
Ama o başka… O çok şeyin öncüsü.

Tarihin babası olarak bilinen Heredot, ondan şöyle söz eder; “İskitlere hükmeden ilk kadındı ve ondan önce hiç kadın hükümdar görülmedi. Güçlü ve zekiydi. Kargıyı iyi kullanır, erkekler kadar iyi savaşır, evlatlarını çok severdi.”

Tarihteki ilk kadın hükümdar… Tesadüf mü? Değil. Zayıf mıydı? Hayır. Şanslı mıydı? Kesinlikle değil. Hırslıydı, güçlüydü ve yenilmezdi. Dönemin toplum yapısı sayesinde en az erkekler kadar savaşçı yetişti.

Türklerin en büyük sevdası olan bağımsızlık damarlarında akıyordu. Gücü tartışılmazdı ve yüreği intikam hırsıyla doluydu. Peki neden ve neyden intikam almak istedi? Neden bu kadar kanlı bir savaşa göz yumdu?

Çünkü Türk kadını bağımsızlığına olduğu kadar evlatlarına da aşıktı. Annelik, hiçbir zaman olmadığı gibi milattan önce de sınır tanımamıştı.